76 Nerenin Plaka Kodu?

- Advertisement -

76 plaka kodu Iğdır ilimize özel olarak belirlenen plaka numarasıdır. Doğu Anadolu bölgesinin önemli yerleşimi Iğdır’a bağlı ilçeler için çeşitli farklı harf grubu belirlenmiştir. İşte Iğdır’ın ilçelerine bağlı taşıtların plakalarının tamamına aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

  • 76 AC 001 – 76 AZ 999 Merkez
  • 76 M 0001 – 76 M 999 Merkez
  • 76 T 0001 – 76 T 999 Merkez

Iğdır

Türkiye’nin doğu sınırında bir konuma sahip olan Iğdır, efsanevi Büyük Ağrı Dağı ile görülmeye değer.

- Advertisement -

Kuzey ve kuzeydoğu sınırları, nehir yatağının Ermenistan sınırı olduğu Araks Nehri ile çevrilidir. Iğdır’ın doğusunda ve güneydoğusunda Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ve İran, güneyinde Ağrı, batısında ve kuzeybatısında Kars İli bulunur.

Iğdır önemli ölçüde yaylalar ve dağlık bölgelerden birisidir. Dil Ovası, Türkiye’nin en doğu noktasıdır. Türkiye’nin en yüksek dağı Büyük Ağrı İran’la olan sınırımızdır.

Yapılan çalışmaların çoğu, Orta Asya’dan MÖ 4000 dolaylarında geldiklerini kabul eden Hurriyenlerin bölgeye ilk yerleşenler olduklarını gösteriyor. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Iğdır ve çevresi, Hürriyenlerin, Urartuyalıların, Sakas’ın, Küçük Arsakli Devletinin, Sassanlıların, Müslüman Arapların, Kayislerin, Ilhanlis’in, Türk hükümdarlarının egemenliğinde yaşadılar. Timur, Karakoyunlu Devleti, Akkoyunlu Devleti, Safevi Devleti, Osmanlı İmparatorluğu ve İran Devleti (Revan Eyaleti). 1917’de Ermenilerin acımasız işgaline maruz kalan Iğdır, 14 Kasım 1920’de bu dikkat dağılmasından kurtarıldı.

Iğdır ilçeleri (merkezi) Aralık, Karakoyunlu ve Tuzluca’dır.

GEZİLİP GÖRÜLECEK YERLER

Soykırım Anıtı

Baharlı Mahallesi Çevre Yolu Kavşağı’ndadır.

Ermeni çetelerince şehit edilen 80 bin Türk’ün anısına, Iğdır’da 1999’da yaptırılan Soykırım Anıtı ve Müzesi’nin yerden yüksekliği 43.50 metredir. Halen Türkiye’nin en yüksek Anıtıdır.

- Advertisement -

En eski Türk Devleti’nden, modern Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar geçen dönem, kılıçların kabzalarında tunç döküm rölyeflerle işlenmiştir. Anıt, arkasındaki Ağrı Dağı ile bir bütünlük oluşturur. Müzede ise; 1915- 1918 tarihleri arasında bölgede yaşanan Ermeni vahşetinden geriye kalan ve toplu mezarlardan çıkarılan belgeler, fotoğraflar ve diğer materyaller sergilenmektedir.

Ağrı Dağı

Türkiye’nin en yüksek dağıdır. İran ile Iğdır (Türkiye) arasında sınır oluşturur. Yüksekliği 5165 metre olan dağ, eski bir volkanik dağdır. Ağrı Dağı, jeolojik konumunun yanı sıra, tufandan sonra Nuh’un gemisine ev sahipliği yaptığı inanışı ve bu konudaki efsanevi kimliğiyle de ön plana çıkar. Kutsal kitaplarda da adı geçen bu dağ, birçok dilde farklı adlarla anılmaktadır. Bunların başlıcaları; Ararat, Kuh-i Nuh, Cebel el Haris’tir. Ağrı Dağı’na ilk tırmanış, kayıtlara göre 9 ekim 1829 yılında Profesör Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirilmiştir. Dağın ilk kış tırmanışı ise çok daha geç bir tarihte, 21 Şubat 1970’de Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirilmiştir. Günümüze kadar Ağrı Dağı’na solo kış çıkışı yapılmamıştır.

Harmandöven Kervansarayı

Tarihi İpek Yolu, Batum-Tebriz Kervanyolu güzergahında, Selçuklular Dönemi’nde Sürmali Emiri Şerafeddin Ejder Bey tarafından 12. yüzyılda yapılmıştır. Selçuklu taş işlemeciliğinin en güzel örneklerinden biridir.

Kültepe

Melekli Beldesi yakınlarındadır. Burada, 1913 yılında yapılan kazılarda, ölülerin yakılarak küllerinin kaplar içinde gömüldüğü bir Urartu Mezarlığı ortaya çıkarılmıştır. Mezarlıkta ayrıca süs eşyaları, silahlar ve mühürler bulunmuştur.

Ahura Ören Yeri: Ağrı Dağı eteklerindeki Ahura (Yenidoğan), günümüzden 2200 yıl önce dini bir ibadet merkezi olarak kurulmuştu. Ancak; 1840’ta meydana gelen deprem nedeniyle, dağdan yuvarlanan büyük kayalar ve çamur, köyü örterek yok etmiştir. Burada, halen eski köy yerleşim mezarlığı bulunmaktadır.

Ahura Ören Yeri

Ağrı Dağı eteklerindeki Ahura (Yenidoğan), günümüzden 2200 yıl önce dini bir ibadet merkezi olarak kurulmuştu. Ancak; 1840’ta meydana gelen deprem nedeniyle, dağdan yuvarlanan büyük kayalar ve çamur, köyü örterek yok etmiştir. Burada, halen eski köy yerleşim mezarlığı bulunmaktadır.

Koçbaşı Mezarlar

Koçbaşı Mezarlar, hemen hemen Iğdır Ovası’ndaki bütün mezarlıklarda bulunur. Karakoyunlular Dönemi’nden kalmıştır. Bu mezar taşları, yiğit ve kahraman kişiler ile genç yaşta ölen delikanlıların mezarlarına dikilirmiş.

Aras Nehri

Aras Nehri kıyısında yürüyüş ve piknik yapmak mümkündür.

Karakale Ören Yeri

Iğdır Ovası’nın batısında, Ermenistan sınırında, savunmaya elverişli bir konumda kurulmuş olan Karakale, Sürmeli Çukuru’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Urartular tarafından veya daha eski dönemlerde yapıldığı sanılmaktadır. 1664 ve 1840 yıllarında meydana gelen depremlerde, kale duvarları tahrip olmuştur.

Iğdır Korganı Kalesi

Kale, Büyük Ağrı Dağı’nın eteklerindedir. Savunmaya elverişli sarp kayalıklar üzerinde ve kervan ticaret yolunun en iyi kontrol altında tutulabileceği bir konumda yer alan Iğdır Korganı, 11. yüzyılda Oğuz Türkleri tarafından kurulmuştur. Iğdır Korganı’nda, o devirlerden kalma bir değirmen harabesi de mevcuttur.

Iğdır ve yöresinde Bozbaş isimli kuzu inciğinden yapılan yemek meşhurdur. Ayrıca taş köfte ve yoğurt çorbası da oldukça lezzetli yemeklerdendir.

Iğdır ve çevresinde, özellikle köylerde özel kök boyaların kullanıldığı yün veya pamuktan birbirinden güzel, halı, kilim, halça, hurcun, heybe örülmektedir. Bunların üzerindeki motifler birer sanat şaheseridir. Genellikle Karabağ ve Kafkas motifleri kullanılır. Yün çoraplarda bitki ve hayvan motifleri kullanılır.

- Advertisement -