30 Nerenin Plaka Kodu?

- Advertisement -

30 plaka kodlu Hakkari ilimize özel olarak belirlenen plaka kodudur. Doğu Anadolu bölgesi içerisinde bulunan Hakkari’ye ait ilçeler için çeşitli farklı harf grubu belirlenmiştir. Hakkari’nin ilçelerine ait vasıtaların plakalarının bilgisi aşağıdaki gibidir.

  • 30 AC 001 – 30 AZ 999 Merkez
  • 30 HA 001 – 30 HZ 999 Yüksekova
  • 30 D 0001 – 30 M 1000 Merkez
  • 30 D 1001 – 30 M 3000 Yüksekova
  • 30 D 3001 – 30 M 4000 Merkez
  • 30 M 0001 – 30 M 1000 Merkez
  • 30 M 1001 – 30 M 3000 Yüksekova
  • 30 M 3001 – 30 M 4000 Merkez
  • 30 T 0001 – 30 M 1000 Merkez
  • 30 T 1001 – 30 M 3000 Yüksekova
  • 30 T 3001 – 30 M 4000 Merkez
  • 30 VA 001 – 30 VZ 999 Merkez
  • 30 YA 001 – 30 YA 999 Yüksekova
Zap Vadisi’nin güney tarafında yer alan bu dağlık şehir Hakkari; Anadolu’nun en uzak noktasıdır. Şehre giden dairesel yolun sonunda, Sumbul Dağı karla kaplı tepeleriyle ziyaretçileri ağırlıyor. İran-Irak sınırındaki 343 km sınırı ile Türkiye’nin iki ülkeye komşu şehirlerinden biri

Anadolu, Mezopotamya ve İran üçgeninde yer alan Hakkari, konumu ve coğrafi yapısı nedeniyle tarihte birçok topluluğun dikkatini çekti. Bölge hakkında ilk bilgi Asur tabletlerinden alınmıştır. Hakkari’ye Medler, Persler, Selevkos, Abbasiler, Selçuklular, Moğollar, Karakoyunlu devleti (Kara Koyun), Akkoyunlu devleti (Beyaz Koyun) ve Osmanlı hakim oldu. Bölge genel olarak bir prenslik olarak yönetiliyordu. Çukurca ilçesinin tarihi Urartus’a kadar uzanabilir. Daha sonra bu bölge Abbasiler için önemli bir merkez haline geldi.

- Advertisement -

Hakkari’nin ilçeleri; Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova. Şehrin en büyük ovası Yüksekova’dır. Tepede ve yüksek dağların tepesine yakın yerlerde birçok göl var. Bunlardan en önemlisi Gelyana Gölü.

Tipik olarak Hakkari’de karasal iklim görülür. Bu nedenle kışlar soğuk ve sert, yazlar ise sıcak ve kurak geçer.

TARİHİ ANITLAR

Bugün bölgenin tarihi ile ilgili az sayıda çalışma yapılmıştır. Önemli eserlerden bazıları aşağıda tanıtılmıştır.

Meydan Medresesi

İl kentindeki Biçer Mahallesi’nde yer alan bu medresenin MS 1700-1701 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Meydan Medresesi Hakkari’nin açık kesme taş işçiliği, iç kemerli avlusu, kapı.

Temel plan, 23,40 m x 18,25 m ölçülerindeki bir kareye benzeyen dikdörtgen şeklindedir. Kemerler avlunun dört yanında ikiye katlanmıştır. Binanın batı tarafında, hem birinci hem de ikinci katta birbirine yakın dört oda bulunmaktadır. Doğuda altta üç, üstte iki oda vardır. Bu odalar diğer odalardan daha büyük tasarlanmış ve kuzey kısımlarında sınıf ve mescit kullanılmıştır.

Kayme Sarayı

Bu iki katlı eserin 1909-1911 yıllarında yapıldığı yazıtlardan tanınıyor. Yazıtlar mermer üzerine sulus (Arapça Thuluth) hat ile iki satırda yazılmıştır. Binanın efendisi ile ilgili herhangi bir isim olmamasına rağmen, binanın Seyit Ubeydullah oğlu Seyit Abdullah tarafından yapıldığı varsayılmaktadır.

Kuzey ve batıdaki duvarlar günümüzde çoğunlukla hayatta kalmıştır, ancak doğu ve güney duvarları kısmen iyi durumdadır ve örtüleri tamamen çökmüştür. Binanın zemin ve birinci katları plan bakımından aynıdır. Ortada iki dikdörtgen salon ve salonların batı tarafında yer alan dört odadan oluşmaktadır. Kuzey cephesinde, sivri tonozlu bir kapı ve kapının her iki tarafında da keskin bir tonozlu girintiye dört pencere inşa edilmiştir. Pencereler bir girintiye yerleştirildi. Sarayın ön cepheleri açık kesme taşlardan ve içerideki odaların duvarları enkazdan yapılmıştır.

Kırmızı Kumbet (Kırmızı Kubbe) Mezarlığı

Eğimli bir sırt üzerinde bulunan Güler Baba Mahallesi’nde bu mezarlık kutsal kabul edilir ve halk tarafından ziyaret edilir. Şimdiye kadar yıkılmış olan mezarlığı korumak için harekete geçiliyor.

Taş (Taş) Köprüsü

Semdinli Çayı üzerinde, ilçe merkezine 15 km ve Nehir’e 1.5-2 km uzaklıkta inşa edilmiştir. Yüksek dağlar arasında derin bir vadide köprünün ayakları kayalara oturur. 10.80 m yüksekliğinde, 21.20 m uzunluğunda ve 2.90 m genişliğindedir. Tek gözlü eğimli bir yol köprüsü olarak sınıflandırılmıştır. Temiz kesilmiş kesme taşlardan yapılmış köprünün keskin tonozlu açıklığı oldukça yüksektir. Bugün hala kullanılmakta olan köprünün Osmanlı dönemine ait bir eser olduğu varsayılmaktadır.

Taş Devri Kaya Çizimleri

Gevaruk Vadisi’nde bulunan ve en az 5000 yıl öncesine dayanan bu kaya çizimleri Hakkari’nin en önemli tarihi hazinesidir. Belirtilen yerde, şimdiye kadar gravürle yapılan 1179 kaya çizimi bulunmuştur. Buradaki resimlerin çoğu stilize edildi.

Genel olarak, çizimlerin konusu; güderi, bizon, çeşitli av hayvanları ve tuzakları, sihirle ilgili motifler, stilize şekiller ve eski yarı göçebe Türk kabileleri tarafından kullanılan amblemler.

Hırvata Köyü Harabeleri

Büyük Çiftlik (Hırvata) Köyü Harabeleri; Yüksekova’nın batısındaki Avis Çayı’nın ağzında harika bir şehir ve kale kalıntıları. Bu kalıntıların Musasir şehri Urartus olduğu düşünülmektedir.

Hakkari’nin Stelleri

Bölgenin taş tabletlerine kazınmış olan bu stellerin ortak özelliği, önlerinde insan figürleri olmasıdır. Hangi döneme ait oldukları tespit edilemese de, steller üzerindeki bazı insan figürleri ellerinde hançer, balta ve mızrak gibi araçlar bulundurmaktadır.

Derav Kaya Kiliseleri

Derav Vadisi’nin Gegevran Köyü yakınlarında, 11. yüzyıldan kalma kiliseler var. Duvarlarının içinde İsa Mesih’in yaşamını tasvir eden freskler var.

Halil Kilisesi

Ana yol kenarında ve Hakkari’ye 10 km uzaklıktaki Halil bölgesinde bulunan, kilisenin inşa edildiği ve kilisenin yapıldığı tarih yazıt olmadığı için tam olarak bilinmemektedir. Ancak Nasturis’e ait olması gerekiyordu. Kilisenin dış ölçüleri 6.70mx 13.70m’dir. Dikdörtgen planlı ve iki parçadan oluşan kilise nişleri kilisenin duvarlarına oyulmuştur. Tüm bina taş malzemelerden yapılmış ve toprak bir çatı ile kaplanmıştır.

DİĞER KÜLTÜREL VE ​​TURİZM VARLIKLAR

Hakkari’nin doğal güzellikleri arasında Sumbul Dağı şüphesiz ilk sırada. Ancak bölgedeki yaylalar da oldukça ilginç doğal güzellikler sergilemektedir. Yaylalardaki keçi kılı çadırlarında yaşayan kabilelere rastlanabilir. Yabani laleler ile süslenmiş yaylalar yerel halk tarafından kullanılmaktadır. Yerel gençler Zap Stream’de balık tutarlar. Hakkari’nin güneydoğusunda, Cilo-Sat Dağları Toros Dağları’nın doğusunda, Türkiye’nin güney sınırında doğudan batıya doğru uzanmaktadır. Bu dağ zinciri Himalaya Sıradağları’nın batı bölümünü oluşturmaktadır.

En yüksek tepeler 4136 m yüksekliğindeki Cilo Dağları’nın Uludoruk (Resko) zirvesi ve 3794 m yüksekliğindeki Sat Dağları’nın Çatalkaya (Samdi) zirvesidir. Hem genel görünümde hem de buzul topografisinde Alplere benzeyen Cilo-Sat Dağları, buzullardan en fazla etkilenen yerler arasındadır. Bu dağların yüksek tepeleri, buzul oluşumlarının ve su erozyonu etkilerinin en ilginç örneklerini içerir. Farklı buzulların oluşturduğu on buzulun en büyüğü olan İzbırak, 5 km uzunluğunda, 500-600 m genişliğinde ve yaklaşık 100 m derinliğindedir. Kuru geniş alan, dağ silsilesinin kuzey eteklerine kadar uzanır. Dağlık alanlar en çok kış aylarında yağışlıdır. Yeşil ve verimli vadilerde, kırsal yerleşimler gerçekleşir ve tepeler arasında üzüm bağları ve meyve bahçeleri için ideal bir ılıman iklim vardır.

- Advertisement -

Alçak vadilerde, alp flora 2000 veya 3000 metre yüksekliğindeki dağ tepelerinin üstünü kaplamaktadır, Bölgedeki ana yaşam araçları, evcil hayvan sürüsü bu alanlarda meraya bırakılmıştır.

Sert ve yüksek zirveler, yüksek buzullar, buzul nehirleri ve hızla akan dereler, Cilo-Sat Dağları’nı dünya çapında tanınmış bir coğrafi ve jeolojik yeryüzü haline getirmiştir. Yaz turları için en uygun dönem Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül’dür. Kışın tırmanmak için en uygun aylar Şubat ve Mart aylarıdır.

Cilo-Sat Dağları’na ulaşmak için Ankara’dan Van’a hava, tren veya kara yoluyla seyahat edilebilir. Oradan Hakkari’ye, 245 km’lik kara yolu takip edilir. Uludoruk’a tırmanma yollarından biri Serpil Köyü, diğeri Dezköy Köyü.

Cilo ve Sat Dağları’nda geniş bir plato kültürü gelişmiştir. Yeni mera alanları bulmak için yüksek topraklara göç eden renkli kıyafetlerde yerel halkın görüntüsü mükemmel. Dağ buzulları, içinde balıklar bulunan hızla akan nehirler ve büyüleyici buzul gölleri, bölgenin harika doğal güzelliklerinden sadece birkaçıdır.

Hakkari’nin meşhur karakovan (kara kovan) balı tadılmalı ve il merkezinde satılıyor. Ayrıca, yerel yemekler arasında; Hakkari sarması (et ve pilav ile doldurulmuş üzüm veya lahana yapraklarından yapılan sıcak yemek), kiris (et ve nohuttan yapılmış sıcak bir yemek), bir yana ve künefe oldukça lezzetlidir. İlçe kültürünün bir simgesi olarak kabul edilen, çörek, halı torbaları ve yün çoraplarla boyanmış yün kilimler (kilimler) Hakkari’den satın alınabilecek hediyelik eşyalardan.

- Advertisement -